DOSTLUK MU, ARKADAŞLIK MI?

Ali Suat ERTOSUN

Hâkimler ve Savcılar

Yüksek Kurulu Üyesi

 

Yedi yıl öncesiydi. Çok eski, yolumuzun geçmişte sık sık kesiştiği bir arkadaşımın kızı İstanbul'da evlenecekti. İşim çoktu ve zamanım da yoktu. Davet ederken "Çok yoğun çalıştığımı, belki de gelemeyeceğimi" söylediğimde, arkadaşım yüzüme manidar manidar baktıktan sonra hiç sesini çıkarmamıştı. Ayrıldığımızda hafiften kırıldığını hissetmiştim. Düğün günü yaklaştıkça arkadaşımın bu mutlu gününde yanında olmam gerektiğini düşünmeye başlamıştım. İşlerimi bir yana bırakıp, Ankara'dan İstanbul'a giderek düğüne katıldım. Beni ve eşimi görünce o kadar çok sevinmişti ki dünyalar sanki onun olmuştu. Düğünden sonra bir gün "Kızımın düğününe gelmeseydin çok üzülecektim; sen benim arkadaşım değil, dostumsun" deyince, söyledikleri üzerinde uzun uzun düşünmüştüm. Gerçekten arkadaşlık ile dostluk farklıydı. Çevremizde "Arkadaşımız" dediğimiz çok sayıda kişi vardır. Çocukluk arkadaşı, mahalle arkadaşı, okul arkadaşı, iş arkadaşı, oyun arkadaşı, yol arkadaşı.... gibi. Halbuki dostumuz dediğimiz kişiler, o kadar az ki.

* * *

Arkadaşı, bir işte birlikte bulunan, birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösterenlerden her biri olarak tanımlamamız mümkünken; dostu, sevilen, güvenilen, iyi görüşülen, yakın arkadaş, gönüldaş olarak tanımlıyoruz. Dostluk, ilişkilerde arkadaşlığa nazaran çok daha fazla bir yoğunluğu ifade etmektedir.

Yaşamınızı bir gözden geçirin. Kendinizi bildiğinizden bu yana arkadaşım dediğiniz kişileri anımsamaya çalışın. Arkadaş sayınızın devamlı arttığını, ancak çoğu ile ilişkilerinizin bittiğini, devam etmediğini görürsünüz. Bir de dostlarınızı düşünün. Sayısının, ellerinizin parmaklarını geçmediğini anlarsınız.

Dilimizde arkadaşlık ve dostluk üzerine söylenmiş çok sayıda deyimimiz vardır. Arkadaşlığa değer veren kimseler için "Arkadaş canlısı"; arkadaşlarına zarar veren kimseler için "Arkadaş değil, arka taşı"; iyi dostlarımızla ilgili olarak "Dost ağlatır, düşman güldürür; dost sözü acıdır; dost kara günde belli olur; dost dostun eyerlenmiş atıdır; dost başa, düşman ayağa bakar; dostun attığı taş, baş yarmaz"; kötü dostlarımıza yönelik olarak da "Dost kazığı; dostlar şehit, biz gazi" deriz. Aslında iyi dostlarımız için "Kötü gün dostu"; kötü dostlarımız için "İyi gün dostu" tanımlaması, ayrım için en uygun olanıdır.

Yokluklarında aradığımız, olmasalar ne yapardım dediğimiz insanlar, gerçek dostumuzdur. Dostluk öyle bir duygudur ki, yaşamımızı kolaylaştırır, ona anlam katar ve değerli kılar. Eskisi makbul olan dostlarımız, her şeyimizi paylaştığımız kişilerdir.

Son zamanlarda dostluğun yerini, internette kurulan sosyal ilişkiler almaya başladı. Ancak, sanal alemde yaratılan bu ilişkilerin, yanımızdaki dostlarımızla kurduğumuz ilişkilerdeki gerçek mutluluğun yerini alması elbette mümkün değil.

Dostluk ve arkadaşlık kurabilmemiz için, öncelikle kendimizle barışık olmamız gerekir.

Hazreti Ali'nin dediği gibi "Dostlarını terk eden, terk edilir". O hâlde, dostlarımızın kıymetini bilmek de çok önemli.
Özellikle dostlarımızdan gelen darbeler, bizi çok zedeler. Dostun üzdüğü kadar, kimse üzemez bizi. Pir Sultan Abdal'ın deyişiyle "İlle dostun bir tek gülü yareler beni".

* * *

Burada bir nokta üzerinde durmak istiyorum. Eşimize "Hayat arkadaşımız" derken; erkek veya kadının evlilik dışı yaşadığı kişiye "Dost" denmesini eskiden beri garipserim. Şüphesiz ki çok zaman bir menfaate dayanan ve halk arasında "Dost tutmak" denilen bu tür ilişkilerin dostluk olarak nitelendirilmesi, sanırım doğru olmasa gerek.

* * *

Gerçek dost, insanın eli ayağıdır. Yanında huzur, güven ve mutluluk bulduğumuz; sırlarımızı, acılarımızı, sıkıntı ve sevinçlerimizi paylaştığımız; bizi biz olduğumuz için hiçbir karşılık beklemeden kabul eden ve seven; ancak gerektiğinde acımasızca eleştiren kişidir.

* * *

Dostluk mu arkadaşlık mı? Şüphesiz ki ikisi de yaşamın içinde var ve gerekli. Ama önce dostlarımız. Çünkü zamanımızda sayıları o kadar azaldı ki.


GÜZEL SÖZLER

Gerçek dost, onu unutanı unutmayandır. (Goethe)

Gerçek dostlar iyi gününüzde sadece davetinize icabet eder, fakat kötü günlerinizde davetsiz gelirler. (Theophrastos)

Yanında eleştirici bir dost varsa, insan çabuk ilerler. (George Eliot)

Sadece iki şey sınırsızdır; evren ve insanoğlunun ahmaklığı; ilkinden o kadar da emin değilim.(Einstein)