|
Yedi yıl öncesiydi. Çok eski,
yolumuzun geçmişte sık sık kesiştiği bir arkadaşımın kızı
İstanbul'da evlenecekti. İşim çoktu ve zamanım da yoktu. Davet
ederken "Çok yoğun çalıştığımı, belki de gelemeyeceğimi"
söylediğimde, arkadaşım yüzüme manidar manidar baktıktan sonra hiç
sesini çıkarmamıştı. Ayrıldığımızda hafiften kırıldığını
hissetmiştim. Düğün günü yaklaştıkça arkadaşımın bu mutlu gününde
yanında olmam gerektiğini düşünmeye başlamıştım. İşlerimi bir yana
bırakıp, Ankara'dan İstanbul'a giderek düğüne katıldım. Beni ve
eşimi görünce o kadar çok sevinmişti ki dünyalar sanki onun
olmuştu. Düğünden sonra bir gün "Kızımın düğününe gelmeseydin çok
üzülecektim; sen benim arkadaşım değil, dostumsun" deyince,
söyledikleri üzerinde uzun uzun düşünmüştüm. Gerçekten arkadaşlık
ile dostluk farklıydı. Çevremizde "Arkadaşımız" dediğimiz çok
sayıda kişi vardır. Çocukluk arkadaşı, mahalle arkadaşı, okul
arkadaşı, iş arkadaşı, oyun arkadaşı, yol arkadaşı.... gibi.
Halbuki dostumuz dediğimiz kişiler, o kadar az ki.
* * *
Arkadaşı, bir işte birlikte bulunan,
birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösterenlerden her biri olarak
tanımlamamız mümkünken; dostu, sevilen, güvenilen, iyi görüşülen,
yakın arkadaş, gönüldaş olarak tanımlıyoruz. Dostluk, ilişkilerde
arkadaşlığa nazaran çok daha fazla bir yoğunluğu ifade etmektedir.
Yaşamınızı bir gözden geçirin.
Kendinizi bildiğinizden bu yana arkadaşım dediğiniz kişileri
anımsamaya çalışın. Arkadaş sayınızın devamlı arttığını, ancak
çoğu ile ilişkilerinizin bittiğini, devam etmediğini görürsünüz.
Bir de dostlarınızı düşünün. Sayısının, ellerinizin parmaklarını
geçmediğini anlarsınız.
Dilimizde arkadaşlık ve dostluk
üzerine söylenmiş çok sayıda deyimimiz vardır. Arkadaşlığa değer
veren kimseler için "Arkadaş canlısı"; arkadaşlarına zarar veren
kimseler için "Arkadaş değil, arka taşı"; iyi dostlarımızla ilgili
olarak "Dost ağlatır, düşman güldürür; dost sözü acıdır; dost kara
günde belli olur; dost dostun eyerlenmiş atıdır; dost başa, düşman
ayağa bakar; dostun attığı taş, baş yarmaz"; kötü dostlarımıza
yönelik olarak da "Dost kazığı; dostlar şehit, biz gazi" deriz.
Aslında iyi dostlarımız için "Kötü gün dostu"; kötü dostlarımız
için "İyi gün dostu" tanımlaması, ayrım için en uygun olanıdır.
Yokluklarında aradığımız, olmasalar
ne yapardım dediğimiz insanlar, gerçek dostumuzdur. Dostluk öyle
bir duygudur ki, yaşamımızı kolaylaştırır, ona anlam katar ve
değerli kılar. Eskisi makbul olan dostlarımız, her şeyimizi
paylaştığımız kişilerdir.
Son zamanlarda dostluğun yerini,
internette kurulan sosyal ilişkiler almaya başladı. Ancak, sanal
alemde yaratılan bu ilişkilerin, yanımızdaki dostlarımızla
kurduğumuz ilişkilerdeki gerçek mutluluğun yerini alması elbette
mümkün değil.
Dostluk ve arkadaşlık kurabilmemiz
için, öncelikle kendimizle barışık olmamız gerekir.
Hazreti Ali'nin dediği gibi
"Dostlarını terk eden, terk edilir". O hâlde, dostlarımızın
kıymetini bilmek de çok önemli.
Özellikle dostlarımızdan gelen darbeler, bizi çok zedeler. Dostun
üzdüğü kadar, kimse üzemez bizi. Pir Sultan Abdal'ın deyişiyle
"İlle dostun bir tek gülü yareler beni".
* * *
Burada bir nokta üzerinde durmak
istiyorum. Eşimize "Hayat arkadaşımız" derken; erkek veya kadının
evlilik dışı yaşadığı kişiye "Dost" denmesini eskiden beri
garipserim. Şüphesiz ki çok zaman bir menfaate dayanan ve halk
arasında "Dost tutmak" denilen bu tür ilişkilerin dostluk olarak
nitelendirilmesi, sanırım doğru olmasa gerek.
* * *
Gerçek dost, insanın eli ayağıdır.
Yanında huzur, güven ve mutluluk bulduğumuz; sırlarımızı,
acılarımızı, sıkıntı ve sevinçlerimizi paylaştığımız; bizi biz
olduğumuz için hiçbir karşılık beklemeden kabul eden ve seven;
ancak gerektiğinde acımasızca eleştiren kişidir.
* * *
Dostluk mu arkadaşlık mı? Şüphesiz
ki ikisi de yaşamın içinde var ve gerekli. Ama önce dostlarımız.
Çünkü zamanımızda sayıları o kadar azaldı ki.
GÜZEL SÖZLER
Gerçek dost, onu unutanı
unutmayandır. (Goethe)
Gerçek dostlar iyi gününüzde sadece
davetinize icabet eder, fakat kötü günlerinizde davetsiz gelirler.
(Theophrastos)
Yanında eleştirici bir dost varsa,
insan çabuk ilerler. (George Eliot)
Sadece iki şey sınırsızdır; evren ve
insanoğlunun ahmaklığı; ilkinden o kadar da emin değilim.(Einstein)
|