KISA SÜRELİ HAPİS CEZASINA SEÇENEK YAPTIRIMLAR

Vehbi Kadri KAMER

Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı

Vehbi Kadri KAMER

 

I. Giriş

Ülkemizde çağdaş uygulamalarını 1 Haziran 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 Türk Ceza Kanunu ile çok çeşitlendirilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, alternatif ceza infaz sisteminin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile kişilerin belli bir süreyle hapis cezasına mahkûm olması yerine, cezanın uyarı fonksiyonu devreye sokularak, kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlanabilmektedir. Kişilerin mahkûm oldukları hapis cezalarını toplum içerisinde denetim ve gözetim altına çekmeleri hem suçtan uzak durmaları yönünde rehabilite edilerek yeniden topluma kazandırılmalarını sağlayacak hem de toplumsal barışa katkı sağlayacaktır.

Hakkında seçenek yaptırımlardan birine hükmedilen kişinin bu yaptırımın gereklerine uygun hareket etmesi durumunda, bu ceza infaz edilmeyecek ve kişi açısından bu cezaya mahkûmiyete bağlı hukukî sonuçlar doğmayacaktır(Türk Ceza Kanunu Madde Gerekçeleri).
Bu bağlamda ülkemizde uygulanan kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar beş başlık altında incelenebilir.

II. Kısa Süreli Hapis Cezası İle İlgili Görüşler

Kısa süreli hapis cezası ile ilgili görüşler şunlardır:

a. Hapis cezasından beklenen yararın elde edilebilmesi için hükümlünün belirli bir süreden fazla bu rejime tabi tutulması gerektiğinden dolayı kısa süreli hapis cezalarından bu yarar elde edilememektedir.

b. Kısa süreli hapis cezaları, süreleri nedeni ile hükümlünün topluma yeniden uyumunu sağlayacak bir iyileştirme programının uygulanmasına engel olmaktadır.

c. Bu cezalar ilk defa uygulandıkları kimseler üzerinde korkutucu bir etki yapsalar da, zamanla ve özellikle mükerrirler üzerinde böyle bir etkileri olmamaktadır.

d. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin çok büyük bir çoğunluğunu kısa süreli hapis cezasına hükmedilen hükümlüler oluşturmaktadır. Bunların ceza infaz kurumlarında alıkonulmalarında iyileştirme yönünden yarar görülememekte, buna karşılık, Devlete gereksiz olarak büyük bir mali külfet yüklenmiş olmaktadır.

Kısa süreli hapis cezaları yerine; maksada uygunluk sistemini benimseyen ülkelerde; kovuşturmadan vazgeçilmesi, denetimli serbestlik sistemi (probation), erteleme, cezanın paraya çevrilmesi, adlî tevbih, iyi tavır ve hareket kefaleti, sürgün, belirli mesleki faaliyetlerden yasaklılık, bir kamu kurumu yararına zorunlu çalıştırma ve suçlunun hafta sonu ceza infaz kurumuna gelerek cezasını hücrede geçirmesi, yahut ikametgahını terk edememe zorunluluğu önerilmiştir.

(DÖNMEZER-ERMAN, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, s.684, aktaran Kamer, Vehbi Kadri, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı, Adalet Yayınevi, Ocak, 2007, s.10-11)

III. Kısa Süreli Hapis Cezasının Önemi

Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır. Kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 50 nci maddesinde belirtilen "seçenek yaptırımlara" çevrilebilmektedir.

Altı ay veya daha az süreli hapis cezanın infazı, hafta sonları veya geceleri ceza infaz kurumunda infaz edilebilmekte, kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin mahkum oldukları altı ay, yetmişbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin mahkum oldukları bir yıl hapis cezası "konutta" yerine getirilebilmektedir.

(KAMER, Vehbi Kadri, "22 Aralık 2006 tarihinde Nevşehir'de Düzenlenen Panelde Yaptığı Konuşma", Yayımlanmamıştır.)

IV. Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesinin Koşulları

Kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilmesi için iki koşulun birlikte bulunması gerekmektedir.

Birinci koşul, hükmedilen hapis cezası bir yıl ve daha az süreli olmalıdır. Burada önemli olan cezanın suç için kanunda öngörülen cezanın miktarı değil, mahkemece verilen sonuç cezadır. Sanığın birden fazla suç işlemesi halinde bir yıllık süre her suç için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İkinci koşul, suçun Kanunda yaptırımı olarak hapis ile adlî para cezasının seçenek olarak gösterilmesi halinde mahkemece hapis cezasına hükmedilmiş ise bu ceza adlî para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmelidir. Bu son halde ceza, kesinlikle adlî para cezasına çevrilmemelidir. Bu şartların varlığı hâlinde, kısa süreli hapis cezaları hâkimin takdirine göre adlî para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür.

(Kamer, Vehbi Kadri, 14-16-18 Şubat 2007 tarihlerinde Ankara'da denetimli serbestlik sisteminin hakim ve Cumhuriyet savcılarına tanıtılması amacıyla yapılan seminerlerde sunulan tebliğ)

V. Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesinin Zorunlu Olduğu Durumlar

Mevzuatımızda kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu iki ihtimal bulunmaktadır.
Bunlardan; birincisi, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşulu ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan failin mahkûm edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezasıdır.

İkincisi, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşulu ile otuz gün ve daha az süreli hapis cezasıdır.
Bu iki ihtimalde hâkim mutlaka hapis cezasını seçenek yaptırımlardan birine çevirmek zorundadır. Bu konuda takdir hakkı bulunmamaktadır.

VI. Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesinin Sonuçları Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin üç ayrı sonucu bulunmaktadır.

Birincisi; kısa süreli hapis cezalarının yukarıda açıklanan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hâlinde asıl mahkûmiyet hapis cezası değil, çevrilen seçenek yaptırımdır. Bu nedenle cezanın ertelenmesi veya tekerrür uygulamalarında hapis cezası değil çevrilen seçenek yaptırım dikkate alınmalıdır.

Ancak hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımların infazına başlanılmaması veya başlanıp da tamamlanamaması hâlinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmelidir. Bu son halde asıl mahkûmiyet, hükmedilen kısa süreli hapis cezasıdır.

İkincisi; istisnai olarak seçenek yaptırımın hükümlünün elinde olamayan bir neden gerekçesi ile yerine getirilememesi hâlinde hükmü veren mahkemenin hükmettiği seçenek yaptırımı başka bir seçenek yaptırım ile değiştirebilme yetkisi bulunmaktadır.

Üçüncüsü; hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme tarafından kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmeli ve bu karar derhâl infaz edilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken, bu kararın hükmü veren mahkeme tarafından verilmesidir.

VII. Kısa Süreli Hapis Cezalarında Mahkeme Kararının Gerekçesinin Kapsamı

Mahkeme, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi konusundaki olumlu veya olumsuz verdiği kararı gerekçe ile açıklamalıdır. Açıklanan gerekçe, dosya içeriğine uygun ve sanığın kişiliği ile ilgili olmalıdır. Gerekçe gösterilmesi zorunluluğunda ki amaç, Kanun maddesinde yer alan sözcüklerin hüküm fıkrasında tekrarlanması olmayıp, anılan maddedeki yazılı yasal nedenlere dayandırılmış olmak kaydı ve şartı ile gerekçede, bu konuda gösterilen nedenlerin hakimin sadece soyut kanılarına göre değil, ölçünün isabetli olarak seçildiğini doğrulayıp açıklayan, dosya içeriğine ve sanığın kişiliğine göre belirlenmesidir.

(YERLİ, Fahrettin Kemal, Cezanın Kişileştirilmesi Açısından 647 Sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin Uygulanması, Adalet Bakanlığı, Adalet Dergisi, Yıl:94, Temmuz-2003, Sayı:16, s.69, aktaran Kamer, Vehbi Kadri, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı, Adalet Yayınevi, Ocak, 2007, s.56)

Mahkeme kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirirken; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere dikkat etmelidir. Bu konuda "sosyal araştırma raporları"ndan yararlanılmalıdır.

(Kamer, Vehbi Kadri, 26-28 Şubat 2007 tarihleri ile 3-4 Mart 2007 tarihlerinde İstanbul Avrupa yakasında, 27 Şubat 2007 tarihi ile 1-2 Mart 2007 tarihlerinde İstanbul Anadolu yakasında denetimli serbestlik sisteminin hakim ve Cumhuriyet savcılarına tanıtılması amacıyla yapılan seminerlerde sunulan tebliğ)

VIII. Denetimli Serbestlik Sisteminin Kuruluşundan Bugüne Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar

Ülkemizde iki yıldır uygulanan denetimli serbestlik hizmetleri istatistiklerine bakıldığında; 2007 yılında bir önceki yıla oranla % 432 artarak 4508 kararın verildiği görülmüştür. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar içerisinde yer alan kamu yararına çalışma cezası yaptırımı için 2007 yılında toplam 1499 karar verilirken bu kararların 213.166 saat ile infaz edildiği görülmektedir.

IX. Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlarının Çeşitleri

Bir sonraki sayıda kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlarının çeşitleri ayrı ayrı incelenecektir.