Sivil toplum örnek çalışma

Üç gün süren konferansa; yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşu ve üniversitelerden 150’ye yakın kişi katılarak, STK’ların ceza infaz hizmetlerine desteğine yönelik çalışma yaptılar. 4. Oturumda konuşmacılar, "Hükümlülerin Meslekî Eğitim ve İşyurtları Çalışmalarının Değerlendirilmesi" konusunda düşüncelerini aktardılar.

Adalet Bakanlığı ve Hollanda Büyükelçiliğinin desteği ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği iş birliğiyle "Ceza İnfaz Sistemi ve Sivil Toplum" konulu uluslararası konferans Ankara'da yapıldı. 21-22-23 Mart tarihlerinde Ankara Hâkimevinde gerçekleştirilen konferansa; Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Kenan İpek, Genel Müdür Yardımcıları H. Hakkı Kadakal ve Ekrem Bakır, İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Mustafa Doğru, Daire Başkanları Oktay Yörük ve Türker Tok, hâkimler ve Cumhuriyet savcıları, yerli ve yabancı üniversitelerden öğretim üyeleri, yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve çok sayıda ceza infaz kurumu personeli katıldı.Yaklaşık 150 kişinin katıldığı konferansın açılış konuşmasını Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Başkanı Zafer Kıraç yaptı. Açılışın ardından "Ceza İnfaz Sisteminde Reform ve Sivil Toplum" konusunda İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Destek Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı Kürşat Hamurcu ve Hollanda Adalet Bakanlığı Cezaevleri Genel Müdürü ve Dışişleri Koordinatörü Mr. Jan van den Brand birer konuşma yaptılar.

1. Oturumda; İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Selin Müderrisoğlu'nun yürütücülüğünde; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Tetkik Hâkimi Dr. Mustafa Saldırım, Doğuş Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Yard. Doç. Dr. Aslı Akdaş ve Hollanda Adalet Bakanlığı Cezaevleri Genel Müdürü ve Dışişleri Koordinatörü Mr. Jan van den Brand "Psiko-Sosyal Yardım Çalışmalarının Değerlendirilmesi" konusunda katılımcılara bilgiler sundular.

1. Oturumda konuşmacılar, "Hükümlü Psiko-Sosyal Yardım Çalışmalarının Değerlendirilmesi" konusunu ele aldılar.2. Oturumda; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İnfaz ve Güvenlik İşlerinden Sorumlu Daire Başkanı Türker Tok, Edirne Ceza İnfaz Kurumları İzleme Kurulu Başkanı Rıfat Çulha ve Hollanda Zoetermeer Ceza ve Tutukevi Müdürü Mr. Warnder Speelman tarafından İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezinden Seda Akço'nun yürütücülüğünde "İzleme Kurulları Sistemi ve Çalışmalarının Değerlendirilmesi" konusu ele alındı.

"Denetimli Serbestlik ve Koruma Kurulları ve Çalışmalara STK Katkısı" konulu 3. Oturumda ise İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Merkezinden Galma Jahic'in yürütücülüğünde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı V. Kadri Kamer, Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. James Sandham, Hollanda Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Dışişleri Bölümü Başkanı Mr. Rolf Streng konuşma yaptılar.

4. Oturumda ise Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfından Güney Haştemoğlu'nun yürütücülüğünde Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Mustafa Doğru, Meslekî Eğitim ve Küçük Sanayii Destekleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazman ve Uluslararası Ceza Reformu Örgütü Doğu ve Orta Avrupa Bölgesi Müdürü Mr. Mihai Popescu "Hükümlülerin Meslekî Eğitim ve İşyurtları Çalışmalarının Değerlendirilmesi" konusunda düşüncelerini aktardılar.

Son oturum olan 5. oturumda; "Kurumlardaki Sağlık Politikaları ve İşlevselliği" konusunda Türk Tabipler Birliğinden Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın yürütücülüğünde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Tetkik Hâkimi Erhan Polat, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Zafer Öztek ve Dünya Bankası Doğu Avrupa ve Orta Asya Fonları Müdürü Dr. Dumitru Laticevshi sunum yaptılar.

22 Mart'ta tüm katılımcılarla birlikte Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü ziyaret edilerek, incelemelerde bulunuldu. İnfaz hizmetlerine ilişkin çalışmaları yerinde gören katılımcılar, öğle yemeğini kampüste yediler.

Avrupa Konseyi Türkiye Proje Ofisi Uzmanı Bernard Wydra'nın "Yargının Modernizasyonu ve Ceza Reformu Projesi"yle ilgili sunumunun ardından "Psiko-Sosyal Yardım Çalışmalarının Değerlendirilmesi", "İzleme Kurulları Sistemi ve Çalışmalarının Değerlendirilmesi" ve "Denetimli Serbestlik, Koruma Kurulları ve Çalışmalara Sivil Toplum Kuruluşlarının Katkısı" konularında, 20'şer kişilik, üç grup hâlinde atölye çalışması gerçekleştirildi.

Atölye çalışmalarının sonunda ortak bir deklarasyon oluşturularak, kamuoyuna açıklandı.

Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kasırga;

“Sivil toplumla iş birliği bir zorunluluktur”

Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri KasırgaAdalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, konferansın, ceza infaz kurumlarında çalışan veya bu çalışmalara ilgi duyan çok sayıda sivil toplum örgütünü bir araya getirmiş olmasının kendileri için ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu söyledi. Kasırga, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarda hükümlülerin çağdaş ve modern bir anlayışla eğitilerek topluma kazandırılmalarının tavsiye edildiğini, bu çalışmaları yürütürken sivil toplumun desteğinin de gerekli olduğunu belirterek,"Mahkûmların modern yöntemlerle topluma kazandırılması ve cezaevlerinde yaşam koşullarının iyileştirilmesi için sivil toplum ile iş birliği zorunlu hâle gelmiştir. Çünkü sivil toplum çeşitli alanlarda eğitim, iyileştirme, yardım ve uzman desteği sağlayabilmekte, olumlu tavsiyelerde bulunabilmektedir."dedi.

Kasırga, ülkelerde yabancı mahkûm sayısının gittikçe artması nedeniyle uluslararası iş birliğinin zorunlu hâle geldiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Bu nedenle, bu konferansta ortaya çıkacak olan tavsiyeler, yorumlar ve ilkeler, bize ve Avrupalı meslektaşlarımıza yol gösterici olacak, insan haklarının ve demokratik kurumların korunması ve geliştirilmesi yolunda önemli katkılar sağlayacaktır. Ayrıca meslektaşlar kendi aralarında tecrübelerini paylaşabileceklerdir."

Kasırga, konuşmasının sonunda; konferansın düzenlenmesindeki katkıları nedeniyle Hollanda Büyükelçiliği ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneğine, ilgi ve desteklerini esirgemeyen tüm sivil toplum kuruluşlarına ve katılımcılara teşekkür etti.
 

“Açlık grevleri 22 Ocak

genelgesiyle önlendi”

Prof. Dr. Gençay GürsoyTürk Tabipler Birliği Merkez Konsey Başkanı Gençay Gürsoy: “Geçtiğimiz yılın son aylarında açlık grevleri, ölüm oruçları konusunda acaba bir adım atılabilir mi? Türkiye'nin hiç kaldıramayacağı yeni ölümlere yol açmamak için ne yapılabilir? Endişesiyle yola çıkmış ve cezaevi yetkilileriyle, Adalet Bakanlığı sorumlularıyla bu meseleyi Türk Tabipler Birliği ve Sivil Toplum Örgütleri adına konuşmuştuk. Temaslarda bulunmuştuk. Hemen söyleyeyim, doğrusu benim ve bizim beklemediğimiz oranda bir pozitif karşılık aldık. Teklifimiz hemen hemen hiç tereddüt gösterilmeden kabul edildi. F tipi cezaevleri ziyaretimiz konusunda gerek Cezaevi Müdürlüğü gerek Bakanlık mensupları tarafından bütün kapılar açıldı. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin sorumlularını da içerisinde barındıran bir heyet oluşturduk. Tekirdağ'da F tipi cezaevini bütün bir gün dilediğimiz tutuklu-hükümlü ile konuşma özgürlüğüne sahip olmak kaydıyla inceleme fırsatını bulduk. O dönemde elde ettiğimiz izlenimleri daha sonra Adalet Bakanlığı'na bir rapor olarak sunduk.
Bizim önerimiz acaba disiplin suçuna tâbi olmaksızın hükümlünün belli bir saat, belli miktarda insanla görüşmesi mümkün olabilir mi? Bizim teklifimiz buydu. Ve yine çok sevindirici bir şekilde bu öneri Adalet Bakanlığı tarafından büyük çapta olumlu karşılandı ve bilenler için ünlü 22 Ocak Genelgesi yayınlandı. Bu Genelge Türkiye'de gerçekten yakın tarihimizin yeni bir dramatik olayını yaşamadan atlatmamıza imkân verdi. Çok kritik evrelerindeki açlık grevcileri bu Genelge ışığında eylemlerini durdurdular.”

“İyileştirme çalışmalarına sivil toplumun katkısı güçlendirmelidir”

Zafer KıraçCeza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Başkanı Zafer Kıraç: “Son yıllarda Türkiye'de ceza infaz sistemi reform çalışmaları hız kazandı. 2005 Haziran ayından bu yana Adalet Bakanlığı ceza reform programlarını uygulamaya başladı ve başarılar elde etti. Ancak bu sürecin en zayıf ayağının, sivil toplumun bu sürece katılmasında yaşandığını düşünüyoruz. Sivil toplum kuruluşları (STK) ile diyaloğun artırılarak sürece katılımlarının güçlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Şimdiye kadar yapılan iyileştirme çalışmaları, STK katkıları ile güçlendirilmelidir. Cezaevleri ile sivil toplum arasında bir iş birliği kültürü geliştirilerek, iyileşme çalışmalarının sürdürülebilirliği için katılımcı bir ortam sağlanmalıdır. Bu sayede, STK'ların cezaevi yaşamına katılımı teşvik edilmiş olacaktır.
Bu konferans yoluyla ceza infaz sistemindeki iyileştirme çalışmalarına STK katkısının güçlendirmesine zemin hazırlanmayı amaçladık.”

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü İpek;

“Sivil toplumla iş birliğine

büyük önem veriyoruz”

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Kenan İPEKCeza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Kenan İpek, hükümlü ve tutukluların topluma yeniden kazandırılmasında kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerine önemli görevler düştüğünü hatırlatarak, "Ceza infaz hizmetleri, bir kamu hizmeti olup; ülkede gerçekleştirilen diğer kamu hizmetleri ile birlikte bütünlük arz eder. Bu nedenle hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak yapılacak çalışmalarda devletin diğer birimlerinin yürüttüğü çalışmaların ve sahip oldukları imkânların bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkedeki sağlık, eğitim, meslek edindirme, istihdam, ekonomi gibi pek çok konunun ceza infaz kurumuyla çok yakından ilişkisi vardır. Hükümlü ve tutukluların kurumda kaldığı süre içerisinde toplumdan kopmaması, sosyal yaşamla bağlarını sürdürmesi, onların topluma yeniden uyum sağlamasını kolaylaştırır. Bu nedenle kurumdaki hükümlü ve tutuklu ile toplum arasında sivil toplum aracılığıyla bir köprü oluşturulmalıdır. Onların katkısı olmadan ceza infaz kurumlarının gerçek anlamda bir eğitim kurumu hâline gelmesi mümkün değildir. Ceza infaz hizmetleri politikası sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmayı temel ilke olarak kabul etmelidir. Sivil toplum kuruluşlarının ceza infaz kurumlarında çalışmaları kurumların şeffaflaşmasını sağlar. Bu, hem hükümlü ve tutuklular için insan hakları ihlallerine ve kötü muamelelere karşı güvencedir hem de toplumda ceza infaz kurumlarına ilişkin olumsuz düşüncelerin ve yanlış bilgilendirme çabalarının önlenmesi açısından kurum çalışanları ve yöneticileri için teminattır.
Ceza infaz kurumlarında yapılması zorunlu olmakla beraber, kadrolu kurum çalışanları ile yapılması mümkün olmayan tiyatro, folklor, konser, konferans, bazı psikolojik destek ve yardım çalışmaları, önemli günlerin nitelikli kutlanması, bir kısım kurslar açılması, bazı sağlık hizmetleri gibi pek çok faaliyet bulunmaktadır. Bu hizmetlerin yerine getirilmesi veya kurum tarafından yapılan bazı çalışmaların daha nitelikli bir şekilde gerçekleştirilmesi için sivil toplumun katkısı büyük önem taşımaktadır."dedi.

Tayfun TalipoğluKonferansa konuşmacı olarak katılan Gazeteci Tayfun Talipoğlu, program çekimleri nedeniyle çok sayıda ceza infaz kurumunu ziyaret ettiğini belirterek, bu kurumların gerek fizikî açıdan gerekse de eğitim ve diğer faaliyetler açısından övgüye değer bir noktaya geldiğini vurguladı.

 

5. Oturumda konuşmacılar, “Kurumlardaki  Sağlık Politikaları ve İşlevselliği’ konusunu ele aldılar.

Katılımcılar Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünü ziyaret ettiler.